 |
Şimdi düşünme ve tartışma zamanı...

Rifat Yüzbaşıoğlu İstanbul Dişhekimleri Odası Başkanı
İDO , kuruluşundan bu yana, hükümetlerin sosyal politikaları sınırlayan, sağlıkta piyasa koşullarını beyhude olarak egemen kılmaya çalışan anlayışının karşısında olmuştur ve olmayı da sürdürmektedir. Diğer yandan tüm muhalefet güçlerinin, farklı politik alternatifler geliştirmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Kendi içinde ve dışında, bilimi temel alan, siyasi tercihlerimizi bilimin önüne koymayan tartışmalara gereksinim var. Aynı şeyleri tekrar etmek bizi güçlendirmedi, güçlendirmiyor. Zengin bir tartışma ortamından çıkmayan, birbirini alıntılayan görüşlerle, alternatif bir güç oluşturamıyoruz.
Gelişmiş ülkelere baktığımızda, sayısal olarak yarı yarıya sigorta veya ulusal sağlık sistemlerine sahip olmalarına karşın, sistemlerin başarıları, fonksiyonel, ihtiyaçları karşılayabilecek ve toplumun tümünü kucaklayacak iyi kurulmuş bir organizasyon şemasına sahip olmasında yatıyor. Bir diğer gerçeklik de bu ülkelerde sigorta sistemlerinin kamusal ağırlıklarıdır. Hatta kimilerinde bu ağırlık o kadar artmaktadır ki kaçınılmaz olarak bütçe finansmanına geçmektedirler. Sistemlerin seçiminde ve sürdürülüyor olmasında tarihsel ve ekonomik gerçekler belirleyici rol oynamaktadır. Özellikle vergi gelirleri düzensiz ve kişi başına GSMH’sı yetersiz olan ülkelerin sigorta finansmanına yöneldikleri gözlenmektedir. Fakat bütün ülkelerde karma sistemler varlıklarını sürdürmektedir. Yani bütçe finansmanı olan ülkelerde belirli oranlarda sigorta sistemleri, sigorta sistemleri olan ülkelerde de bütçe finansmanı bulunmaktadır. Dünyanın son on yıllarına egemen olan neoliberal politikalar nedeniyle (ki bugünkü hükümetin de tüm politikalarında bu bakışın egemen olduğuna kuşku yoktur) sağlık hakkının ve sosyal hakların sınırlanması girişimleri de sigorta veya bütçe finansmanı ayrımı yapmamaktadır. Bu sınırlama bütçe finansmanını seçen İngiltere’de neyse, sigortayı sürdüren Almanya’da aynıdır. Bütün ülkelerde benzer saldırılarla birlikte bu hakların korunması ve geliştirilmesi mücadelesi de sürmektedir. Bizce de önemli olan ve sosyal kazanımlarını koruyacak tek güç budur. Hep uyanık olmak, hep ayakta olmak.
Tekrar hatırlamakta yarar var. Gelişmiş ülkelerde ortalama 2000 $’lar civarında kişi başına genel sağlık harcaması yapılırken bu rakam ülkemizde 200 $ civarındadır. Bizim insanımızın ne genel sağlık ne de ağız diş sağlığı ihtiyacı gelişmiş ülke insanlarından daha az değildir. Yani bizim daha fazlasına ihtiyacımız olmasına karşın 1/10 kadar bir pay ayırabiliyoruz. Evet bu harcamayı artıralım ama ne kadar, herhalde 1500-2000 $’lara çıkarma şansımız bu ekonomik gelişmişlikle mümkün değil. O zaman ayağımızı yorganımıza göre uzatmak, sınırlarımızı bilmek zorundayız. Yeni sistemleri oluştururken de, daha fazlasını isterken de... Aynı biçimde hükümetlerin siyasi tercihlerinin de sınırı vardır. Bu sınır, toplumun sosyal ihtiyaçlarının en adaletli biçimde karşılanmasıdır. Genel tıpta ve dişhekimliğinde uzmanlıkları sınırlamak, toplum hekimliğini ve koruyucu hizmetleri özendirmek, desteklemek, geliştirmek, Sağlık Meslek Odalarının temel politikalarının sağlığı kamusal bir hizmet olarak görmelerini bir fırsat olarak görüp buna uygun politikalar oluşturmak çok mu zordur...
• • •
İç sayfalarda ayrıntılarını verdiğimiz İstanbul Defterdarı Sn. M. Akif Ulusoy’un odamızı ve diğer odaları ziyareti ve sonrasında yapılan toplantıyı, vergi sorunlarımızın çözümü için umut verici bir başlangıç olarak değerlendiriyoruz. Diliyoruz ki bu girişim adaletli bir vergi sistemi için de bir başlangıç oluşturur.
|
 |