İstanbul Defterdarı Odamızı ziyaret etti

İstanbul defterdarı M. Akif Ulusoy, 8 şubat 2005 tarihinde odamızı ziyaret etti. Ziyaret sonrası 23 Şubat 2005 tarihinde Sepetçiler Kasrı’nda bir toplantı yapıldı. Toplantıya; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası, İstanbul Tabibler Odası, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Yeminli Müşavirler Odası ve Odamız temsilcileri katıldı. Toplantı, İDO Başkanı Rifat Yüzbaşıoğlu’nun Web sitemizde de yer alan mektubunda değerlendirildi. Yüzbaşıoğlu’nun ve İstanbul Defterdarı M. Akif Ulusoy’un konuyla ilgili mektuplarını sizlere sunuyoruz.
‘Baskı yerine diyalog’
Değerli Meslektaşlarım,
İstanbul defterdarı M. Akif Ulusoy’un, içinde odamızın da bulunduğu bir dizi odayı ziyareti ve ziyaret sonrası 23 Şubat 2005 tarihinde yapılan toplantı, katılan odalarca, yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmiş ve olumlu bulunmuştur. Kayıt dışı ekonominin % 60’lar civarına ulaştığı saptamalarının yapıldığı ülkemizde, sorunun, bugüne kadar olduğu gibi mağdur ve güçsüzler üzerinde korku ve hukuk dışı baskı yerine diyalog politikasıyla ele alınması kuşkusuz sevindiricidir. Fakat toplantıda da belirttiğimiz gibi olay sadece vergi sorunuyla sınırlı olmayan, adalet ve sosyal politikaları da içinde barındıran ve ondan etkilenen bir süreçtir. Bu nedenle konu, öncelikle vergi adaleti ve sosyolojik boyut dikkate alınarak süreklilik içeren bir politika olarak benimsenmelidir. Temel harcamaların vergiden düşülebildiği, gerçekçi eğitilmiş insan gücü ihtiyacı ve mesleklerin içinde bulundukları zorlukları aşmaya çalışan politikalarla desteklenen bir süreci içermelidir. Diğer yandan çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınan adaletli bir vergi sistemi, ülkenin, arzuladığımız sosyal politikalarının yaşama geçmesi için de başlıca zorunluluktur. Ziyaret sonrası vergi dairelerine gönderilen 25 Şubat 2005 tarihli mektubu da bu olumlu sürecin başlangıcı için atılmış somut bir adım olarak görüyoruz. İstanbul Defterdarının, odalara göndermiş olduğu ve sizlere ilettiğimiz mektubundaki değerlendirmelere katılmamak mümkün değil. Her meslek grubu bu konuda kendine ait sorumlulukları yerine getirmeli ve haklarının gerçekleşmesi için de sonuna kadar mücadele etmelidir. Hak ve sorumlulukların, birbirini etkileyen ve geliştiren süreçler olduğu hiç kimse tarafından unutulmamalıdır.
H. Rifat Yüzbaşıoğlu
İstanbul Dişhekimleri Odası
Başkanı
Defterdarlığın vergi dairelerine gönderdiği yazı
Bilindiği üzere gelir vergisi beyan dönemi kazançları gerçek usulde tesbit edilen mükellefler için 1 Mart 2005 tarihinden itibaren başlayacaktır.
Beyanname vermek için vergi dairesine gelen veya posta vasıtasıyla gönderen gerçek usulde vergi mükelleflerinin beyan ettikleri matrah miktarları (zarar dahil) ne olursa olsun beyannameleri hiçbir şekilde geri çevrilmeyecek, kendilerine beyan arttırmaları yönünde söylem ve davranışlarda bulunulmayacaktır.
Mükelleflerimize her zaman olduğu gibi güler yüzlü davranılacak ve gereken kolaylık gösterilecektir.
Bilgi ve gereğini önemle rica ederim.
M. Akif Ulusoy
İstanbul Defterdarı
Defterdarlığın Odalara gönderdiği yazı
Saygıdeğer Mükellefimiz,
Vergisel sorunların tespiti, vergi idaresi ile mükellefler arasındaki ilişkiler karşılıklı beklentiler ve çözüm önerilerinin görüşülmesi amacıyla İstanbul Defterdarlığı ile odanızın da aralarında bulunduğu çeşitli meslek odalarının yetkilileri 23 Şubat 2005 tarihinde bir araya gelmiştir. Bu toplantı sonucunda mutabık kalınan hususlar aşağıda yer almaktadır.
1- Kayıtdışı ekonomi ülkemizin kanayan yarasıdır. Kayıtdışılık bir taraftan vergi kayıp ve kaçaklarına yol açarken diğer taraftan aynı işkolunda haksız rekabete ve haksız kazanca neden olmaktadır.
2- Kayıtdışılık ticaretin, sanatın, mesleğin tüm ekonominin kirlenmesi sonucunu doğurmaktadır. Sadece ekonomik bir olgu olmakla kalmayıp toplumsal ve bireysel tüm değerlerin erozyonuna neden olmaktadır.
3- Bizler kayıtdışı ekonomi ile mücadeleyi toplumsal bir görev olarak addetmekteyiz ve bu mücadelenin azmi ve kararlılığı içindeyiz.
4- 1-15 Mart tarihleri arası gelir vergisi mükelleflerinin, 1-15 Nisan tarihleri arası ise Kurumlar Vergisi mükelleflerinin genel beyan dönemidir. Her bir sektörün, her bir işkolu ve mesleğin genel beyan dönemidir, yine her bir sektörün her bir işkolu ve mesleğin geçmiş dönem vergi beyanları tüm tarafların bilgisi dahilindedir.
5- Vergi dairelerimizde iş ve işlemlerin tamamına yakını bilgisayar ortamında yapılmaktadır. Hatta bu sayede 1 Ekim 2004 tarihinden itibaren beyannamelerin internet üzerinden göndermeleri de(e-beyanname) mümkün olmuştur. Bilgisayar ortamında hızlı ve kapsamlı bir biçimde, örneğin mükelleflerimizin motorlu taşıtlarının olup olmadığı, gayrimenkul alış-satış bilgileri gibi birtakım bilgilere anında ulaşmak mümkün olup, kısa süre içerisinde bunun banka ve özel finans kurumları başta olmak üzere diğer ekonomik hareketleri de kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması çalışmaları süratle devam etmektedir. Yine erişilen bilgiler mükelleflerimizin beyanları, vergi emvali, meslek grupları, vergilendirme dönemleri gibi istenilen kıstaslara göre ele alınıp, vergi incelemelerine esas olacak şekilde bilgisayar ortamında çeşitli analizlere tabi tutulabilmektedir.
6- İstanbul defterdarlığı hukukun üstünlüğünü ve adalet ilkesini kendisine temel düstur edinmiştir. Bu ilkeler ışığında beyanların doğruluğu ve gerçekliğini kontrol etmek ve incelemek defterdarlığımızın asli varlık nedenidir. Bu itibarla mükelleflerimizin öncelikle önümüzdeki Mart ve Nisan aylarının 1’i ile 15’i arasında verilecek olan yıllık gelir vergisi ve yıllık kurumlar vergisi beyannameleri başta olmak üzere katma değer vergisi, stopaj gelir vergisi vb. tüm beyannamelerin gerçek durumu yansıtması vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye son derece büyük katkı sağlayacağı gibi beyan dönemi geçtikten sonra tüm mükellefleri içine alan analizlere göre yapılacak incelemelerde fark vergi ve cezaların çıkmasını dolayısıyla mükelleflerimizin gereksiz sıkıntılarla karşılaşmamasını sağlamış olacaktır.
7- Kayıtdışı ekonomi ile mücadelede etkinliğin arttırılması amacıyla defterdarlık yetkileri ve ilgili oda temsilcilerini bulunacağı ortak bir komisyon kurulması ve bu komisyonda çözümler üretilmesi konusunda karşılıklı mutabık kalınmıştır.
Mükelleflerimizin ve oda üyelerimizin süresi içinde ve gerçek kazançları üzerinden beyanname vermeleri konusunda gösterecekleri hassasiyet ve titizlikten dolayı şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz. |