Tıp etiği terimleri sözlüğü*
Tıp Terimleri Sözlüğü’nün bir bölümü olan Tıp Etiği Terimleri Sözlüğü’nden Etik Komisyonu’muzun sizler için derlediği terimler bu sayıdan itibaren sizlere sunulacak. Tıp Etiği Terimleri Sözlüğü bölümü Prof.Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir tarafından hazırlanmış.
Hazırlayan Prof.Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir
Tıp Etiği (medical ethics):
Sağlık hizmetlerinde çalışanların, hastaların gereksinimlerine ve çıkarlarına birincil bir önem vermek için uyguladıkları töresel /moral /mesleksel ilkeler.
Hatalı tıbbi uygulamalar (medical malpractices):
Hekimin hekimlik pratiği sırasında bilerek veya dikkatsizlikle ve ihmal yoluyla meydana gelen hatalı uygulamalarıdır.
Hekim sorumluluğu (physician responsibility):
Hekimlik sorumluluğu, hekimin hekimlik pratiği sırasında bilerek veya dikkatsizlikle ve ihmal yoluyla verdiği zararlardan, hekimlik kurallarına uymamaktan, tanı ve tedavide son ve bilimsel metotları uygulamamaktan ve mesleğindeki acemiliğinden dolayı sorumlu tutulmasıdır. Hekim sorumluluğunda ise tıbbi eylem, yani hekimin hastaya karşı davranışı söz konusudur. Tıbbi eylem tıbbi müdahale olup bu müdahalenin hastanın yararına olan bir muayene ve tedaviden oluşması gerekmektedir. Nitekim tıbbi uygulamaların hukuka uygunluğu, kişinin sağlık ve yaşama temel haklarına dayanır. Kişinin sağlıklı yaşayabilmesinin en önemli koşulu, tıbbi bakım ve tedavinin olmasıdır. Böylece, belirli bir mesleğin ayrıcalıkları olarak kabul edilmiş haklar ve görevler, kişinin sağlık ve yaşam hakkının sonucudur. Bütün tıbbi uygulamaların ve tıp biliminin amacı da kişinin sağlığının korunmasına, ıstıraplarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Klinik uygulamalarda hekimin tıbbi eylemi (tıbbi uygulamaları) dolayısıyla hekim sorumluluğu konusu ortaya çıkar. Hekimin klinik uygulamalarda sorumluluktan kurtulması için bazı kurallara uyması gerekmektedir.
Tedavi olma hakkı (right to treatmant):
Hastanın uyruğu olan ülkenin sağlık hizmetlerinden diğer vatandaşların eşit olarak yararlanma hakkı
Etik (ethics):
Felsefenin, kişinin ne yapması gerektiği ve hangi eylemlerin iyi, kabul edilebilir, doğru ve hangilerinin yanlış, kabul edilemez olduğunu bulmanın bir aracı olarak kişinin alelade eylemleri, hükümleri, mazeret ve nedenlerinden oluşan, doğruyu yanlıştan ayırmayla ilgili dalı. Zamana ve mekana dayalı çeşitli şekillerde tanımlanmış olan, toplumsal yaşam ilkelerine ilişkin, soyut bir kavram. İnsanın doğru davranışlarının ilke veya kuralları, tarz ve adetleri. Ahlak, herhangi bir inanç ve değerler sisteminde insanların yargılandığı töresel, (moral) manevi gücü de kapsayan geniş bir kavramdır. Töresellik, maneviyat sorunlarında, zıtlaşan ahlak sistemleri ve değer kümeleri arasında çatışmalarda ahlak ortaya çıkar. Meslek ahlak yasaları, adlarına karşın, ahlak sorunlarından ziyade görgü kurallarına ilişkindir. Bazı yazarlar genel ilkelere ilişkin ahlakla, ahlak ilkelerini somut kararlar gerektiren özgül sorunlara uygulamak olan uygulama ilkelerine ilişkin ahlakı farklı anlamlar olarak görür. İlkesel ahlak ne olması gerektiğiyle, ilkesel olmayan ahlak ise, hakikatte hangi tavır ve yasaların işler ve geçerli olduğuyla ilgilidir.
Özerkliğe saygı ilkesi (respect for autonomy principle):
ilke, hastaların haklarına saygı göstermek ve hastanın hastalığını tedavi etmek için yapılacak uygulamalarda ön bilgi vererek aydınlattıktan sonra onayını almaktır. Ancak, burada hastanın özgür iradesi gerekir. Yani, bu konuda hastanın serbestçe ve kendi iradesiyle onay vermesi gerekir.
* Bu bilgiler Logos Yayıncılık A.Ş.’nin izniyle ‘Sendrom’ tıp dergisinin eki olarak yayımlanan ‘Tıp Etiği Sözlüğü’nden alınmıştır. Tüm tıbbi sözlük terimlerine
www.tipterimleri.com adresinden ulaşabilirsiniz.
|