DERGİ sayı 101
Şimdi düşünme ve tartışma zamanı...
Düşlemek o kadar zor mu?
İstanbul Defterdarı Odamızı ziyaret etti
Bir yargılanma öyküsü
Tabela vergileri değişti
Dişhekimlerinin akupunktur uygulaması İdare Mahkemesi’ne takıldı
Bütçe Uygulama Talimatı yayımlandı
Bir yanlıştan dönüldü-2
Emek platformu hükümeti uyardı
ÇALIŞMA SAATLERİMİZ NETLEŞTİRİLDİ
İmplant uygulaması pratiği
İSKİ’NİN YÜKSEK SU BEDELLERİ HAKSIZ REKABETE YOL AÇIYOR
Yardımcı Personel Eğitimi
İstanbul tıbbi atık sempozyumu yapıldı
Sağlıklı Gülüşler Odası
IRAK DÜNYA MAHKEMESİ İSTANBUL'DA TOPLANDI
Savaşsız bir dünya için uluslararası buluşma
Aidatların son ödeme tarihi: 31 Mart
Dileriz hiç kullanmak zorunda kalmayız
‘Ben böyle bir kalitesizlik istemiyorum’
Dişhekimliğinde Klinik 16 yaşında
Türkiye’de ilaçta patent ve veri koruması’nın bugünü ve yarını
Bir sanatçı hekim: İHSAN ÜNLÜER
Kyoto Protokülü küresel ısınmanın önüne geçebilir mi?
Yapılan, yazılan, sahip çıkılan(!) tarih: ÇANAKKALE
Röntgen cihazı kullanımının incelikleri
Dişhekimi-hasta ilişkisinin davranışsal boyutu
Kök Hücre ve Dişhekimliğinde Kök Hücre Uygulamaları
Diş çekimi ve sonrası
Tıp etiği terimleri sözlüğü
‘Şiddetin tek bir türü yok’
Öjenol kokan kadınlar
Ağrısız dişim kaygısız başım
‘Dişhekimliği Tarihi’ Arşivimden
Tüberküloz dünyada halen ölümcül hastalıklar arasında
Don Kişot 400 yaşında
‘Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600 - 1600’
Dağcılık
Değişik mekanlar, değişik tatlar
Normal reçete kapsamındaki ilaçlar
Yeşil reçeteyle verilecek ilaçlar
Kırmızı reçeteyle verilecek ilaçlar
Samsun Dişhekimleri Odası 2. Kdz. Bahar Sempozyumu
Yeditepe Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Eğitim Kulübü Seminerleri
4. Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları Bilimsel Kongre ve Sergisi
İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi 1985 Yılı Mezunları Buluşuyor
Türk Periodontoloji Derneği 35. Bilimsel Kongresi
Hastanın gözünden

Dağcılık... 25.03.2005

 

Dağcılık

 

 

Dağcılığın felsefesi çok yalın aslında: Bireysel özgürlük ile bencilliğin, öz disiplin ile baskının, dayanışma ile sömürünün birbirine karıştırılmadığı, dağların havası, suyu, yaşayan tüm varlıkları, geçmişi, geleceğiyle bütün görüldüğü, dağlardaki birlikteliğin, iç uyumun, dağlarla olan uyumun arınma, özgürleşme yolunda bir yolculuk...

BAŞLARKEN...

Türkiye, farklı yüksekliklerde, zengin jeomorfolojik ve tektonik yapıya, bitki örtüsü çeşitliliği bakımından son dererce zengin olan ormanlara sahip, zengin av ve yaban hayatı olan dağlarıyla, hem kış turizmi, hem de dağ yürüyüşü ve tırmanışları için, dağcılık sporunu sevenlere olağanüstü çekici ve ilginç olanaklar sunar. Ülkemizde, yerli ve yabancı dağ tutkunlarının uğrak noktaları: Ağrı - Ağrı Dağı, Antalya - Beydağlar, Kayseri - Erciyes Dağı, Mersin - Bolkar Dağları, Niğde - Aladağlar, Rize - Kaçkar Sıradağları, Tunceli - Mercan (Munzur) Dağları, Van - Süphan Dağı.

 

TÜRKİYE’DE DAĞCILIK:

Dağcılık, Türkiye'de 19.yy'ın ortalarına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. İlk uygulamalar, Ağrı Dağı'na duyulan dinsel ilgi nedeniyle Hıristiyanlar tarafından gerçekleştirildi. Ülkemizde diğer dağlara yapılan ilk tırmanışlar da genellikle yabancılar tarafından yapıldı. Prof. Ali Vehbi Türküstün'ün Fransız arkadaşlarıyla 30 Temmuz 1902'de, Alp Dağları'nın Mont - Blanc doruğuna tırmanarak beraberinde götürdüğü Türk bayrağını dikmesi, Türkiye'de dağcılık sporunun başlangıç tarihi kabul edildi. Osmanlı döneminde, Türklerin dağcılıkla ilgileri, önceleri, yurt savunmasının bir gereği olarak kayak sporuyla birlikte ele alındı.

Cumhuriyet döneminde, bu spora olan ilginin artması sonucu, dağ komando okulları faaliyete geçti. Türk dağcılık tarihinde Miralay Cemil Cahit Bey'in 28 Ağustos 1924'teki Erciyes tırmanışı ilk Türk çıkışı olarak kabul edildi. 1928 yılında ilk Türk Dağcılık Örgütü olan "Türk Dağcılık Cemiyeti" kuruldu. 1939'da ise Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak "Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu" oluşturuldu. Ve 1966 yılından itibaren bağımsız "Dağcılık Federasyonu" olarak çalışmalarına devam etti. Türk dağcılarının yüksek düzeydeki teknik tırmanışlarıysa, 1970'lerde başladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu 1977 yılında Uluslararası Dağcılık Örgütü’ne (UIAA) resmen üye oldu.     Türkiye'deki ilk olimpik tırmanış ise 1992 yılında yapıldı. 1995'te Nasuh Mahruki, dünyanın damı olarak nitelenen Himalayalar'a tırmanarak, Everest'e ulaşan ilk Türk dağcı olurken, Alper Sesli 5898 m yükseklikteki Klimandjaro'ya tırmandı. Aynı yıl Ağustos sonunda Dağcılık Federasyonu Başkanı Tayfun Tercan, Kaçkar Dağları'ndaki tırmanış sırasında düşerek hayatını kaybetti.

Bu spor dalını diğer spor dallarından ayıran en önemli nokta bir yarışçısının veya seyircisinin bulunmaması ve sporu yapan kişinin üst seviyede disipline ve kendi sorumluluk bilincine sahip olmasıdır. Son yıllarda dağcılık ilgi patlamasıyla yoğun bir kitle tarafından yapılmaya başlanmıştır. Bunun sonucu olarak dağcılık, salt dağcılıktan çıkarak, birçok alt kola bölünmüştür. Yüksek irtifa dağcılığı, kış dağcılığı, buzul tırmanıcılığı, kaya tırmanışları, trekking veya doğa yürüyüşleri.

 

DAĞCILIĞA GİRİŞ:

Ülkemizde dağcılığın tarihini bilmek, bu spora başlamak için sadece bir adım. Ama, dikkatimizden kaçmamalı ki, bu bir spor. Dolayısıyla, fiziksel ve ruhsal yeterlilik (çelik gibi sinirler, saat gibi işleyen bir kalp, vs.), ilkyardım bilgisi, azim, disiplin, ekip ruhu ve teknik donanım şart.

 

SAĞLIK:

Öncelikle, sağlık kontrolünden tam not alınmalı. Gerçi bu da tek başına yeterli değil. Çünkü, tırmanış, doğa koşullarına ve bu koşullardaki ani değişimlerin yanında, kazalara soğukkanlılıkla ve hemen müdahale edebilme yeteneği de gerektirmektedir.

Dağcılık faaliyeti sırasında karşılaşılabilecek sağlık sorunlarına kısaca bakacak olursak, ilk başlık yüksek irtifa hastalıklarıdır. Temel sebebi yüksek irtifadaki düşük hava basıncından kaynaklanan kandaki oksijen miktarının azalmasıdır, ki bu duruma dayanıklılık eşikleri kişiden kişiye değişir.Yüksek irtifa hastalıkları da kendi içinde Akut dağ hastalığı (Uyku sorunu, uyku sırasında düzensiz solunum, kusma,el ve yüzde şişme, koyu renkli ve az miktarda idrar, orta veya şiddetli baş ağrısı, yorgunluk, iştah kaybı ve baş dönmesi, nefes nefese kalma gibi belirtileri vardır.), Yüksek İntifa Akciğer Ödemi ve Yüksek İntifa Beyin Ödemidir. Lokal donmalar (soğuk ısırığı), soğuktan dolayı, dolaşımın azalması nedeniyle, vücut dokularının donmasıyla oluşan bir rahatsızlıktır. .Hipotermi ise, vücut iç ısısının normalin altına düşmesidir

 

MALZEME:

Giyim Malzemeleri: Bere– Şapka - Yüz Maskesi - Pantolon – Şort –Mayo - Gömlek - Kazak - T - Shirt - Uzun iç çamaşır (alt ve üst) - Rüzgarlık - Yağmurluk (alt ve üst) - Dolgu malzemeli anorak - Yelek - Beş parmaklı iç eldiven - Orta kat eldiven - Dış kat eldiven - Dağ ayakkabısı - Yürüyüş ayakkabısı - Çorap ve yedeği - Tozluk - Sandalet

Yürüyüş Ve Kamp Malzemeleri: Sırt çantası - Günlük çanta veya bel çantası - Batonlar, tur ayakkabısı, foglar - Çadır - Çadır tamir seti - Kazıklar, kar kazıkları ve plakaları - Kar fırçası - Kar küreği - Uyku tulumu - Uyku tulumu iç astarı - Şişme mat tamir seti - Isıtıcı toz - Fener veya alın feneri - Yedek pil - Yedek ampul - Mumluk ve mumlar

Teknik Malzemeler: Kazma - Buz çekici - Kaya çekici - Krampon ve anahtarları - Emniyet kolonu - Kask - Tırmanış ipi - İp torbası - Karabinalar ve diğer emniyet ekipmanı - Kişisel iniş, emniyet alma malzemeleri - Buz vidaları ve deadman - Çığ sondası - Kaya tırmanış ayakkabısı

Temizlik Malzemeleri: Kişisel temizlik malzemeleri

Mutfak Malzemeleri: Tencere, tava seti - Çatal, kaşık, bıçak - Plastik bardak - Bulaşık yıkama bezi - Sıcak içecekler - Ambalajlanmış yiyecek - Vitamin hapları - Elektrolit tabletleri veya tozu - Termos - Su şişesi ve kılıfı - Su bidonu veya torbası - Su dezenfekte tabletleri - Su filtresi - Ocak - Ocak tamir takımı - Ocak rüzgarlığı ve altlığı - Benzin şişesi veya ocak kartuşu - Sudan etkilenmeyen kibrit - Çakmak

Diğer Malzemeler: Güneş gözlüğü - Fırtına gözlüğü - Güneş yağı - Dudak kremi - Böcek savıcı - Çakı - Harita - Pusula - GPS - Çığ sinyal cihazı (Ortovox, Pieps,vs.) - Kağıt, kalem - Düdük - Altimetre - Termometre - Dikiş seti - Yardımcı ipler - Yedek çanta tokası - Sıkıştırma perlonları - Dürbün - Kimlik, para, telefon kartı, jeton - Gerekli belgeler: Telsiz ve pilleri - İlk yardım malzemesi - Özel ilaçlar - Saat, radyo, Fotoğraf makinesi ve film

Yiyecek malzemesi: Bul ama dengeli karbonhidrat desteğiyle, hazırlaması ve yemesi pratik yiyecekler, içecekler, vitamin desteği sağlayacak haplar

 

Bakir dağlar,

bizleri bekler,,,

Lakin, burada edinilen

tüm bilgiler,

Yolunuzu aydınlatacak

bir mum değerindeler...

Daha detaylı bilgi için,

Emrinizde bütün

dernekler...


İstanbul Dişhekimleri Odası © 1999-2008

Cumhuriyet Cad. Safir Apt. No:203 D:3 Harbiye / 34367 /İstanbul
Tel: 0 212 225 03 65-296 21 05/06
Faks:0 212 296 21 04