PANEL : TOPLUMSAL ŞİDDET ve KADIN CİNAYETLERİ

PANEL : TOPLUMSAL ŞİDDET ve KADIN CİNAYETLERİ
" Her gün ortalama 5 kadın öldürülüyor...
Kadınlar boşanmak istedikleri için, aşık oldukları için, güzel koktukları için ,yemeğin tuzunu az koydukları için ve daha
pek çok bahaneyle en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Kadın cinayetlerini ancak kadınların bir araya
gelerek yürüttükleri kararlı ve sürekli mücadelenin durdurabileceğini biliyoruz. Toplum vicdanında büyüyen bir yara
olan kadın cinayetlerine karşı yürütülen mücadelede tüm kadınları buluşturabilmek çözüme ulaşma çabalarının önemli
bir ayağı oldu.8 Mart dünya kadınlar günü yaklaşırken, varolduğunu bildiğimiz ama son yıllarda daha görünür olup
artış gösteren, kadınlara yönelik her türlü şiddeti ve aile içi şiddeti kınayarak; şiddetin nedenlerini , kökenlerini konuşup;
bu konuda farkındalık yaratmak dileğiyle az da olsa çorbada tuzumuz olsun istedik..."

İstanbul Dişhekimleri Odası
Yönetim Kurulu

 

PANEL : TOPLUMSAL ŞİDDET ve KADIN CİNAYETLERİ

 Online kayıt için tıklayınız

Yer: Yılmaz Manisalı Eğitim Merkezi 

Tarih: 5 Mart 2011 


Saat:19:30  İkram  20:00 Toplantı
 
Konuşmacılar
 
Doç.Dr.Sevgi Uçan Çubukçu 
İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi 

 
İnci Aral 

Öykü ve Roman Yazarı  

 

Kadın ve erkek arasında yasal ve fiili eşitliğin gerçekleşmesinin kadına yönelik şiddeti önlemede önemli bir unsurolduğunu
kabul ederek;
Kadına yönelik şiddetin, erkekler ve kadınlar arasındaki eşitlikçi olmayan güç ilişkilerinin tarihsel bir tezahürü olduğunu
ve bu güç ilişkisinin erkekler tarafından kadınlar üzerinde tahakküm kurulmasına ve kadınlara yönelik ayrımcılık
yapılmasına yol açtığını ve kadınların ilerlemelerinin önünde engel olduğunu
kabul ederek;
Cinsiyete dayalı şiddet gibi kadına yönelik şiddetin yapısal boyutunu ve bu şiddetin erkeklerle kıyaslandığında kadınları
 zorla ikincil bir konuma sokmanın çok önemli toplumsal mekanizmalarından biri olduğunu
kabul ederek;
Kadın ve kız çocuklarının çoğunlukla aile içi şiddet, cinsel istismar, tecavüz, zorla evlendirme, sözde “namus” adına işlenen
suçlar ve cinsel organları dağlama gibi insan haklarını ciddi bir şekilde ihlal eden şiddetin pek çok boyutuna maruz
kaldıklarını ve bu durumun kadın erkek eşitliğini sağlamanın önündeki en büyük engel olduğunu büyük endişeyle
kabul ederek;
Kadın ve kız çocuklarının cinsiyete dayalı şiddete maruz kalma riskinin erkeklerden daha fazla olduğunu kabul ederek;
Aile içi şiddetin orantısız bir şekilde kadınları etkilediğini ve erkeklerin de aile içi şiddet mağduru olabileceğini
kabul ederek;
Çocukların aile içindeki şiddete tanık olmak da dâhil aile içi şiddet mağduru olduklarını
kabul ederek;
Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kalktığı bir toplum arzusuyla...

 
(Kaynak: Avrupa Konseyi Kadına Karşı ve Ev İçi Şiddetle Mücadele ve Bunun Önlenmesi Sözleşmesinden...)